PATLICANLI ÇEVİRME PİLAVI
MALZEMELER
4 adet kemer patlıcan
1 su bardağı pirinç
100 gram kuzu eti
1 adet kırmızı biber
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çorba kaşığı dolma fıstığı
tuz,karabiber
kızartma yağı
limon suyu
YAPILIŞI:
Pirinç yıkanarak tuz, limon suyu ve ılık su ile soğuyana kadar ıslatılır. Kuzu eti
küçük kuşbaşı doğranıp 1 çay bardağı su ve 1 yemek kaşığı yağ ilave edilip
pişirilir.Patlıcanlar alacalı soyulup yıkanır. 2-3 mm.kalınlığında uzunlamasına
doğranır. Kenar kısımları küp şeklinde doğranır. Kurutulup tuzlanır ve kızartılır.
Kağıt havlu üzerine konur ve patlıcanların fazla yağı alınır. En son küp
şeklinde doğranan patlıcanlar kızartılır. Kızartma işlemi bittikten sonra
uzun patlıcanların üst kısmı tencerenin ortasına gelecek şekilde kenarına
doğru dizilir. Tencerenin orta kısmında boşluk bırakılarak dizilir. Tencerenin
tamamını kapladıktan sonra tencerenin orta kısmına etler ilave edilir. Etlerin
kenarlarına kızartılan küp şeklindeki patlıcanlar serpilir. Pirinç süzgeçte süzülür.
Patlıcanların üzerine konur. Dolma fıstığı kavrulur ve pirincin üzerine konur.
Kırmızı biberler ince doğranıp pirincin üzerine konur. Tuz ve 2 su bardağı
su veya etsuyu ilave edilir. Patlıcanların fazla kısımları pirincin üzerine kapatılır.
Suyunu çekince üzerine kağıt havlu konur ve 10 dakika demlendirilir. Demlendikten
sonra tencerenin üzerine servis tabağı kapatılarak tencere ters çevrilir.Sıcak servis
yapılır.
BAKARA SURESİ 102-103.AYETLER
102 – Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri
şeyin ardına düştüler. Halbuki Süleyman inkâr edip kâfir olmadı, lakin o
şeytanlar kâfirlik ettiler; insanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil’de Harut ve
Marut’a, bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Halbuki o ikisi “biz
ancak ve ancak sizi denemek için gönderildik, sakın sihir yapıp da kâfir
olmayın!” demeden kimseye birşey öğretmezlerdi. İşte bunlardan karı ile
kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Fakat Allah’ın izni olmadıkça
bununla kimseye zarar verebilecek değillerdi. Kendi kendilerine zarar verecek
ve bir fayda sağlamayacak bir şey öğreniyorlardı. Yemin olsun ki, onu her kim
satın alırsa, onu alanın ahirette bir nasibi olmayacağını da çok iyi biliyorlardı.
Hakkiyle bilselerdi, uğruna canlarını sattıkları şey ne çirkin bir şeydi.
103 – Şayet onlar iman edip de korunmuş olsalardı, elbette Allah tarafından
verilecek mükafat çok hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilselerdi.







